QUiTT Biorezonans

Quitt Bioresonance

 

1920’li yıllarda biyofizikçiler hücrelerin enerji yaydığını keşfetti ve bu enerjinin ölçülebiliyor ve frekans olarak kaydedilebiliyor olduğunu buldular.

Biyoresonans terapisinin kökenleri, 1970’lerde  homeopati kullanan Alman tıp doktoru Dr. Franz Morell’lin çalışmalarına dayanır.

 

Homeopati için  suyun bir hafızaya sahip olduğu temel kavramına dayanan  ‘enformasyon terapisi’ diyebilirim. (Dr. Masaru Emoto, su kristalleri deneyi)

Bu nedenle, homeopatik ilaçlar, orijinal maddenin anıları o suda tutulur şekilde, suda birçok kez seyreltilmiş maddelerden gelen bilgileri kullanır.

Morell, bir hastanın vücudundan alınan elektromanyetik sinyalleri kullanarak bir çeşit ‘elektronik homeopati’ geliştirmenin mümkün olup olamayacağını merak etti. Sonuçta, bedenlerimiz % 70 sudur ve bu nedenle su hafızası teorisi doğruysa, ‘bilgi’ depolanmalıdır.

Morell, elektronik mühendisi olan damadı Erich Rasche ile böyle bir terapi cihazını geliştirmeye başladı. Biyo-fizikçi Dr Ludger Mersmann ile birlikte 1977’de vücuttan gelen ‘sağlıksız’ ve ‘sağlıklı’ elektromanyetik sinyalleri ayırmak için bir filtre geliştirdiler. Bu, deride elektrotlar kullanarak Mora adlı biofeedback terapi cihazına yol açtı. Cihaz enerjik bilgi topladı, modifiye etti ve hastanın vücudundaki ‘sağlıklı’ enerjileri güçlendirmek ve ‘sağlıksız’ veya ‘hastalık’ enerjilerini zayıflatmak ve ortadan kaldırmak için hastaya geri gönderdi.

 

Homeopatik ilacın etkisi, vücudun meridyen sisteminde elektriksel değişikliklere yol açmaktadır ve bu gözlem, biorezonansın temelini oluşturur. Her madde enerjetik bir özelliğe, bir frekans paternine sahiptir ve (maddesel etkileşimin yanında) bu frekans paterni de vücutla etkileşime girmektedir.

Bu frekans paternini pratik olarak ölçmek mümkün değildir ancak, vücut üzerindeki etkileri ve yarattığı elektriksel değişim ölçülebilir.

Biorezonansta, maddenin kendisi değil “frekansı” kullanılır, bünyede bir değişiklik yapmak için, maddenin enerjetik yapısını (yani maddenin enerjetik yayılımını-paternini) kullanır ve vücutta “enerji” seviyesinde bir değişim yaratır. 

 

Neden QUiTT?

Quitt Rezonans: Morell tipi biorezonans yöntemini, günümüz teknolojisiyle sunan Alman teknolojisidir. Biorezonans konusunda 20 yıllık deneyimi olan Alman Holimed firması ve NEOSANTE ortaklığında üretilen QUiTT; yüksek biorezonans teknolojisini ve biorezonansın, bağımlılıklar-kilo vermek-alerjiler ekseninde kullanımını geliştirmiştir.

QUiTT, “Rezonans” için vücuttan (endojen biorezonans) veya biyoaktif maddelerden (exojen biorezonans) alınan frekansı, farklı parametrelerle ama aynı anda kullanır.

 

Neosante’nin kurucusu Dr. Ersal Işık, Quitt’in şu anda piyasada bulunan en yüksek teknolojili “klasik” biorezonans sistemi olduğunu ısrarla söylüyor.

Ayrıca biorezonans terapilerinin nasıl bir software ile kullanıldığının önemine değinip, bilgisayar programının esnekliği ile bir çok şeyin yapılabilmesini mümkün kıldığını  ve frekans aralığının eski tip biorezonans cihazlarına göre daha önde olduğunu da ekliyor.

 

QUiTT ile:

Bağımlılıklar: sigara, alkol, esrar, kahve, kola gibi maddesel bağımlılıklar

Kilo vermek: metabolizmayı hızlandırmak karbonhidratlar üzerinden yapılan frekans silmeleri – iştahı kapatmak  – bu konu, QUiTT’in en güçlü olduğu alandır, diyebiliriz

Alerjiler: alerjiler ve her türlü alerji kökenli rahatsızlık ve vücudun toksiklerden temizlenmesi, yani detoks

Detoks desteği verilir

Bach çiçekleri rahatlamayı kolaylaştırır.