Anti Aging

Antiaging denince akla ilk gelen tanım, yaşlanmayı durdurmak mıdır?

Ya da sadece genç gözükmek midir?

Benim için Antiaging; uzun hayat yolculuğumuzun tamamını dolu dolu, eğlenceli, mutlu, huzurlu, dengeli, enerjik ve sağlıklı yaşamaktır.

 

Amerika’lı ünlü psikolog Carl Rogers der ki: ‘’ İyi bir yaşam,  bir durum değil bir süreçtir, bir varış noktası değil bir yöndür’’. Rogers bu tanımı  yaparken insanın doğasına hitap eder,   kesinlikle benim için de, Antiaging budur.

 

Duygularımız, hissettiklerimiz bizi çok etkiliyor.

İlk hedefimiz kendimizi negatiflerden  uzak tutmak, iyimser ve olumlu kişiler olmak, kendi duygularımıza güvenebilmek, sağlıklı ilişkiler içinde olmak, stresle ve kaygıyla baş edebilmek.

 

Beslenmeyle olan ilişkimiz ise hemen arkasından geliyor. Hipokrat  “yediklerimiz ilacımız, ilacımız ise yediklerimiz oluyor” demiştir. Gerçekten de böyledir. Her ağzımıza attığımız kanımızı, bağ dokumuzu, cildimizi, gözlerimizi, tırnaklarımızı, saçlarımızı etkiliyor

 

Aldığımız ve verdiğimiz nefes ise tamamlayıcı bir rol oynuyor, beden ve ruhumuz arasında köprü görevi alıyor. Hayata bir nefesle geliyoruz ve son bir nefesle yolculuğumuzu bitiriyoruz. Mükemmel yaradılışımızın bir özelliği daha var ki,  nefesi hem otomatik alıp verebiliyoruz hem de aynı zamanda kontrollü yapabiliyoruz. Gece uyku da hiç farkında olmadan nefes alıp verirken,  nefes egzersizi yaparken  nefesimize konsantre olduğumuzda, derin nefesler alıp verebiliyoruz. Derin nefes antiaging ve oksijen alımı için çok önemli.  Stres anında ise otomatikman kısa kısa ve sık aldığımız nefesler bizi hayatta tutmak için yaptığımız bir şeydir. Ne yazık ki hayatımızın çoğunu bu şekil yaşıyoruz.

 

Bedenimizde bulunan sistemlerin optimumda çalışması da antiaging için çok önemlidir.

Hazım, dolaşım, emilim ve atılım sistemimiz düzgünse hayatımızı sağlıklı sürüyoruz demektir.

 

Bütün bunların esasında da hücre biyolojisi bulunuyor. Hücreler arası iletişimin iyi olması halinde, kendi kendimizi iyileştirme ve antiaging kapasitemiz artıyor.

 

ONDAMED terapisi ve EDUCTOR  terapisi  sayesinde bazı sebeplerle bozulan hücre biyolojisi dengeleniyor.  Hücresel seviyede yaratılan tepki sayesinde elektron alışverişleri oluşur ve doğal iletişime geçen hücrelerde mitokondria hareketleniyor, yediklerimiz kolaylıkla enerjiye dönüşüryor,  serbest radikaller ihtiyacı olan serbest elektronlara kavuşuyor,  lenfatik sistem iyi çalışmaya başladığı için de toksinleri vücuttan atmak kolaylaşıyor.